ISSN : 1300-0012   E-ISSN 2458-9446 Home      |      Contact      |      TR
 
 
Volume: 33  Issue: 3  Year: 2020
  Ağrı: 20 (3)
Volume: 20  Issue: 3 - 2008
Hide Abstracts | << Back
EDITORIAL
1.
Editörden
Serdar Erdine
Page 4
Abstract | Full Text PDF

REVIEW
2.Greater Occıpıtal Nerve Blockade: Trıgemınıcervıcal System And Clınıcal Applıcatıons İn Prımary Headaches
Macit Hamit Selekler
PMID: 19085176  Pages 6 - 13
Primer başağrılarında büyük oksipital sinir injeksiyonu hakkındaki çalışmalar Michael Anthony ile başlamıştır ve bugün yapılan çalışmaların hemen hepsi Anthony’nin çalışmalarını referans çalışma olarak kabul ederler. Üzerinden yirmi yılı aşkın süre geçmesine karşın konu hakkında, yeterli sayıda çalışma bulunmamaktadır. Mevcut verilere göre, steroidlerin özellikle küme başağrısında hem koruyucu tedavide hem de akut atak tedavisinde etkili olduğu anlaşılmaktadır. Migren’de ise bu etki küme başağrısındaki kadar belirgin değildir. Lokal anestetiklerin ise, akut ağrının hafifletilmesinde rolü olmakla beraber, tek injeksiyon profilaktik tedavi için uygun görünmemektedir. Klinikte uygulamada özellikle, küme başağrısında ana koruyucu tedavinin etkisi başlayıncaya kadar; analjezik kötüye kullanımı nedeniyle kronikleşen migren’in detoksifikasyon sürecinde bu prosedürün kullanılabileceği konusunda umut vadeden veriler bulunmaktadır. Acil şartlarında akut küme ve migren ataklarında kullanımı hakkında bazı vaka bildirileri bulunsa da sistematik klinik çalışmalara ihtiyaç vardır.
Studies about greater occipital nerve injection in primary headaches had begun with Michael Anthony and almost all the studies today accept Anthony’s studies as reference work. Although more than twenty years passed, there is not enough study about the subject. According to the present data, steroids are apparently effective in both preventive and acute attack therapy in cluster headache. Efficacy in migraine is not dramatic as in cluster headache. Despite the fact that local anesthetics has a role in releiving acute headache, single injection is not suitable in prophylactic treatment. In clinical practice, there is promising data about the usage of the procedure, until the beginning of the effect of principal preventive therapy in cluster headache and during the detoxification process in analgesic induced chronic migraine. Although there are case reports about the relieving acute pain in cluster headache and migraine, there is need for systematized clinical studies.

EXPERIMENTAL AND CLINICAL STUDIES
3.Demographics Features, Clinical Findings and Functional Status in a Group of Subjects with Cervical Myofascial Pain Syndrome
Nilay Şahin, Ömer Karataş, Murat Özkaya, Ayşegül Çakmak, Ender Berker
PMID: 19085177  Pages 14 - 19
Servikal bölgede miyofasyal ağrısı bulunan kişiler çeşitli klinik bulgularla karşımıza çıkabilirler. Bu çalışmanın amacı servikal miyofasyal ağrı sendromlu hastalarda demografik özellikler, klinik bulgular ve fonksiyonel durumu incelemektir. Kliniğimize başvuran 94 servikal miyofasyal ağrı sendromlu hasta değerlendirmeye alındı. Hastalarda kısa form-36 yaşam kalitesi (SF-36), ağrı, depresyon, demografik ve fiziksel özellikler değerlendirildi. Son durum ölçütleri; SF-36 yaşam kalitesi, görsel analog skala, Beck Depresyon İndeksi, anamnez ve fizik muayeneydi. Toplamda servikal miyofasyal sendrom tanısı almış 82 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların hepsi genç olup yaş ortalamaları 37.4±9 ve %87.8’ I kadın idi. Hastaların %53.1’ i otonomik fenomen benzeri deri kızarıklığı, lakrimasyon ve vertigo ile birlikte trapezius kasında tetik noktaya sahipti. %58.5’ u önceden geçirilmiş servikal travmaya, %40.2’ si Fibromiyalji sendromuna ve %18.5’ u Benign eklem hipermobilite sendromuna sahipti. Otonomik fenomenler ve erken başlangıçlı servikal yaralanması bulunan genç, bayan hastalar servikal miyofasyal ağrı sendromu ve bu hastalarda da Fibromiyalji sendromu oranı yüksek olduğu için Fibromiyalji sendromu açısından değerlendirilmelidirler.
Subjects with myofascial pain of muscles of the neck region may present with various clinical symptoms. The aim of this study was to explore the demographics features, clinical findings and functional status in a group of patients presenting with myofascial pain of the cervical muscles. 94 cervical myofascial pain syndrome patients were recruited from the out-patient clinic. Evaluated of patient short form health survey (SF-36), pain, depression, patient demographics and physical examinations. Outcome measures; SF-36 Health Survey, visual analog scale, Beck Depression Inventory, history, physical examination. A total of 82 patients with a diagnosis of cervical myofascial syndrome were included in the study. All patients were in the young age group 37.4±9, and 87.8% were females. 53.1% had trigger points in the trapezius muscle with high percentage of autonomic phenomena like skin reddening, lacrimation, tinnitus and vertigo. 58.5% of the series had suffered from former cervical trauma and 40.2% also had Fibromyalgia syndrome and 18.5% had Benign Joint Hypermobility syndrome. Younger female patients presenting with autonomic phenomena and early onset cervical injury should be examined for cervical myofascial pain syndrome and also for Fibromyalgia syndrome since this study demonstrated a high percentage of Fibromyalgia syndrome in these patients.

4.Comparison of TD-fentanyl with Sustained-Release Morphine in the Pain Treatment of Patients with Lung Cancer
Tülün Öztürk, Kaan Karadibak, Deniz Çatal, Aydan Çakan, Fevziye Tugsavul, Kadri Çırak
PMID: 19085178  Pages 20 - 25
Akciğer Kanserli Hastaların Ağrılarının Tedavisinde Transdermal Fentanil ve Yavaş Salınımlı Morfinin Karşılaştırılması

AMAÇ: Randomize ve kontrollü olan bu çalışmanın birincil amacı, akciğer kanserine bağlı kronik ağrılı olgularda, TDF ile YSM’ in erken dönem analjezik etkinliklerinin ve ikincil amacı ise yan etkilerinin değerlendirilmesidir.
GEREÇ-YÖNTEM: Dünya Sağlık Örgütü’ nün önerdiği basamak tedavisine göre 3. basamak tedaviyi gerektiren 50 kronik akciğer kanserli hasta, 15 günlük çalışma süreci için ya transdermal fentanil (Grup F, n=25) ya da yavaş salınımlı oral morfin (Grup M, n=25) aldı. Olgular sayısal sıralamalı ağrı skorları ve performans durumlarının yanısıra, konstipasyon, bulantı-kusma, hipoventilasyon, idrar retansiyonu ve ürtiker gibi ilaç yan etkileri açısından da günlük olarak değerlendirildi.
BULGULAR: Gruplar arasındaki başlangıç ağrı skorları benzerdi (p>0.05) Yedinci ve 15. günlerdeki ağrı skorları, başlangıç değerleri ile karşılaştırıldığında Grup F ve Grup M olgularında anlamlı olarak daha düşük olmasına rağmen (p>0.001), gruplar arasında farklılık göstermedi (p>0.05). Grup M ile karşılaştırıldığında, konstipasyon sıklığı Grup F’ de anlamlı olarak daha düşük (sırasıyla, 14 olgu, %64 ve 6 olgu, %27) idi (p=0.03). Bulantı-kusma, idrar retansiyonu ve ürtiker görülme sıklıkları guplar arasında anlamlı farklılık göstermedi (sırasıyla p>0.05). Hiç bir olguda hipoventilasyon gelişmedi.
SONUÇ: Akciğer kanserine bağlı kronik ağrıların giderilmesinde, hem transdermal fentanil hem de yavaş salınımlı morfin güvenli ve etkili analjezi sağlamaktadır. Ancak TDF, anlamlı olarak daha az konstipasyona neden olmaktadır.
Comparison of TD-fentanyl with Sustained-Release Morphine in the Pain Treatment of Patients with Lung Cancer
AIM: The aim of this randomized and controlled trial was to evaluate the analgesic efficacy of trans-dermal fentanyl (TDF) and sustained-release oral morphine (SRM) primarily and their side effects secondarily, in patients with chronic lung cancer-related pain.

MATERIAL-METHODS: According to three step analgesic guidelines recommended by the World Health Organization, 50 chronic lung cancer patients requiring third line therapy were enrolled and received either TDF patch (Grup F, n=25) or SRM per orally (Grup M, n=25) for 15 days. Patients were assessed in view to numeric rating scale of their pain, as well as the drugs’ side effects like constipation, nausea-vomiting, urinary retention and urticaria, hypoventilation.

RESULTS: Pain scores were similar for both groups at the beginning (p>0.05). While significantly lower pain scores were achieved on the 7th and 15th days compared to those of initial values in Group F and Group M patients (p<0.001); these decreases did not reach statistical significance between the groups (p>0.05). Compared to Group M, constipation was significantly lower in Group F (14 patients and 64% vs. 6 patients and 27%, respectively) (p=0.03). However, the frequencies of nausea-vomiting, urinary retention and urticaria were different between the groups (p>0.5). None of the patients developed hypoventilation.

CONCLUSION: Both TDF and SRM are safe and effective analgesics for the management of chronic cancer pain. However, TDF is associated with significantly less constipation rate than that of with SRM.

5.The Evaluation of Interventions For Pain Control Done by Health Staff Caring The Patient
Behiye Deniz Bacaksız, Lütfiye Pirbudak Çöçelli, Nimet Ovayolu, Servet Özgür
PMID: 19085179  Pages 26 - 36
Araştırma Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde hastaya bakım veren sağlık çalışanlarının ağrı kontrolünde uyguladıkları girişimleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapıldı. Şubat – Nisan 2007 tarihleri arasında hastanede hastaya bakım veren sağlık çalışanları örnekleme alındı. Veri toplama aracı olarak araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu ve ağrı azaltma yöntemleri anketi kullanıldı.
Ağrıyı azaltma yöntemleri anketi toplam puanı değerlendirildiğinde, hastaya bakım veren sağlık çalışanlarının % 34.7’si ağrı azaltma yöntemlerini çok iyi biliyor; % 57.8’i iyi biliyor ve % 7.5’i ise biliyor şeklinde tespit edildi.
Ağrıyı azaltma yöntemleri anketi alt gruplarını kapsayan sorular ve bu sorulardan aldıkları ortalama puanlara göre; bilgi yönetimi puanının en yüksek bulunduğu, bunu ağrıyı değerlendirmenin takip ettiği; en düşük puana sahip alt grubun ise fiziksel rahatlığın sağlanması puanı olduğu belirlendi. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda, eğitim durumundan kaynaklanan farklılıkların azaltılması için eğitim durumu standartlaştırılması, sağlık eğitimi veren okullarda ağrı ve ağrı kontrolü konularına daha çok önem verilmesi önerilerinde bulunulmuştur.
The study was conducted at Sahinbey Research and Intervention Hospital in order to define the interventions of health staff who were in charge of patient pain care. Those who had been an employee already between February- April 2007 were enrolled in the study. As data collecting tools, a questionnaire prepared by the authors and a scale on pain management methods were used.
As far as the total scores obtained from the scale are concerned, 34.7% knows the methods to deal with acute pain very well, 57.8% is good, and 7.5% is fair. In addition, the bullet-in questions of the scale revealed that the participants scored highest for knowledge management, followed by pain evaluation, and the least for the maintenance of physical comfort. The results of the study imply that standardization of education is mandatory to decrease individual differences due to educational status, and that more consideration should be given to pain and pain relief topics in schools providing health education.

INTERVENTIONAL TREATMENT
6.Sympathetic radiofrequency neurolysis for unilateral lumbar hyperhidrosis: a case report
Züleyha Soytürk Aşık, Başak Ceyda Orbey, İbrahim Aşık
PMID: 19085180  Pages 37 - 39
Hiperhidrozisli hastalar sıklıkla fiziksel, sosyal ve mental rahatsızlıklar yaşarlar ve sıklıkla bu rahatsızlıklar konservatif yöntemlerle yeteri kadar tedavi edilemezler. Yeni bir perkutan sempatektomi yaklaşımı olan radyofrekans ile denervasyonun daha uzun etki süresi oluşturduğu ve daha az sıklıkla postsempatik nöraljiye neden olduğu düşünülmektedir. Bu yazı sağ tek taraflı lomber hiperhidrozisli, 35 yaşında erkek hastada sempatik radyofrekans (RF) nöroliz deneyimimizi bildirmektedir.

Skopi yardımı ile lomber omurun lokalize edilmesinden sonra, L2-5 vertebralar seviyesine lokal anestezik ile, tanısal amaçlı sempatik blok uygulandı. Uygulamanın etkinliği bilateral ayak cildi ısısının ölçümü ile monitörize edildi. İlk sempatik ganglion bloğu ile elde edilen klinik etki 1 hafta boyunca devam etti ve sonrasında aynı seviyeden lomber sempatik gangliona, RF nöroliz, daha uzun bir etki süresi için, uygulandı. İşlem 30 dakikada tamamlandı ve hasta işlemden sonra 2 saat içinde taburcu edildi. Hiperhidrozis işlemden sonra geriledi ve postsempatektomik nöralji veya seksüel disfonksiyon gelişmedi. Takiplerde birinci ayda hasta lomber hiperhidrozisinde gerileme elde etti ve sonuçtan memnundu.

Sonuç olarak lokalize hiperhidrozisli hastalarda aşırı terlemeyi rahatlatmak için, lomber sempatik ganglionların RF nörolizinin, minimal invaziv özelliğe sahip, güvenli ve etkin bir paliatif girişim olduğunu düşünmekteyiz.
Patients with hyperhidrosis suffer from physical, social and mental discomfort which often cannot be treated sufficiently using conservative measures. A new percutaneous approach to sympathectomy using radiofrequency denervation has seemed to offer longer duration of action and less incidence of post sympathetic neuralgia. This article reports the authors' experience with sympathetic RF neurolysis in a 35 year old male with right unilateral lumbar hyperhidrosis.

Under scopy guided localization of the lumbar spine sympathetic blockade with local anesthetics to L2-5 vertebral levels were performed as a diagnostic block. Lesion effectiveness is monitored by bilateral feet skin temperature measurement. Clinical effects produced by the first sympathetic ganglion block were sustained for 1 week and then RF neurolysis of lumbar sympathetic ganglion was performed to the same levels for a longer effect. The procedure was accomplished within 30 minutes and the patient was discharged within 2 hours after the procedure. Hyperhidrosis was relieved after the procedure and there were no postsympathectomy neuralgia and sexual dysfunction. The patient obtained improvement of lumbar hyperhidrosis at his first month of follow-up and was satisfied with the outcome.
In conclusion, RF neurolysis of lumbar sympathetic ganglions is a safe and effective palliative procedure with minimal invasiveness for relieving excessive sweat secretion in patients with localized hyperhidrosis.

CLINICAL CONCEPTS AND COMMENTARY
7.Hypnic headache associated with medication overuse: case report
Betül Baykan, Mustafa Ertaş
PMID: 19085181  Pages 40 - 43
Yakın zamanda değerlendirdiğimiz 54 yaşında kadın, hikayesinde aurasız migren başağrısı dışında tipik hipnik başağrısı (HH) mevcut. Büyük ihtimalle primer başağrısı olmayan ergotamin aşırı kullanımı ile ilişkili başağrısı vardı. Hasta, hiçbir analjezik kullanmamaya cesaretlendirilerek ve metoklopramide günlük 75 mgr amitriptilin eklenerek oluşturulan washout protokolü ile rahatlatıldı. Amacımız tek hastada bu nadir ilişkiyi ve olası patofizyolojik etkileri vurgulamaktır.
We have recently evaluated a 54-year-old woman who had migraine without aura in her history but presenting with a typical hypnic headache (HH) which is presumably not a primary headache but associated with an ergotamine overuse headache. Her HH was relieved with a washout protocol which includes 75 mg amitriptyline daily with the addition of metoclopramide and encouraging her not to use any analgesics. Our aim was to report this unique patient to emphasize this rare association and to discuss the possible pathophysiological implications for both of these entities.

ABSTRACTS
8.Abstracts

Pages 44 - 47
Abstract | Full Text PDF

BOOK REVIEW
9.Book Review: Interventional pain management image-guided
Gül Köknel Talu, Selçuk Dinçer
Pages 48 - 50
Abstract | Full Text PDF



   
Copyright © 2021 The Journal of The Turkish Society of Algology, All Rights Reserved.