Tuğba Kuru1, İpek Yeldan1, Ayşe Zengin1, Alis Kostanoğlu2, Anıl Tekeoğlu3, Yıldız Analay Akbaba4, Devrim Tarakçı5

1İstanbul Üniversitesi, Fizik Tedavi Ve Rehabilitasyon Yüksekokulu, İstanbul
2İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, İstanbul
3İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, İstanbul
4İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Ortopedi Ve Travmatoloji Anabilim Dalı, İstanbul
5Yıldız Çocuk Özel Eğitim Ve Rehabilitasyon Merkezi, İstanbul

Anahtar Kelimeler: ağrı, erişkin, prevalans, tedavi

Özet

Bu çalışmanın amacı, sorgulama formu kullanarak erişkinlerde ağrı prevalansını ve ağrı tedavisindeki tercihleri saptamaktı. Araştırma, “Brief Pain Inventory-Short Form” anketinin ilk 7 sorusu ile “Cornell Musculoskeletal Dıscomfort Questionnaire” sorgulama formunun 250 katılımcıya yüz yüze uygulanması ile gerçekleştirildi. Bireylerden 180 tanesi kadın (38.3±14.0 yıl), 70 tanesi erkekti (36.6±13.2 yıl). Veri analizinde SPSS 10.0 programı kullanıldı.18 kişinin (% 7.2) hiç ağrısı yoktu ve 232 kişinin (% 92.8) vücudunun farklı alanlarında muskuloskeletal ağrısı vardı. 145 kişinin bel ağrısı, 116’sının boyun ağrısı, 101’nin sırt ağrısı, 152’sinin omuz ağrısı, 69’unun üstkol ağrısı, 66’sının önkol ağrısı, 75’inin elbileği ağrısı, 59’unun kalça ağrısı, 69’unun üst bacak ağrısı, 98’inin diz ağrısı, 81’inin alt bacak ağrısı vardı. Ortalama ağrı skoru 3.6±1.8 idi, son 24 saat içinde yaşanılan en kötü ağrının ortalama skoru 4.4±2.6 idi. Bireylerin % 33’ü ağrıyı azaltmak için non-streoid anti inflamatuar ve/veya analjezik ilaçlara, % 22.7’si fizik tedaviye başvurmuştu, % 4.1’i diğer ağrı dindirici yöntemleri kullanmıştı, %1.2’si cerrahi olmuş ve % 38’i ise hiçbir şey yapmamıştı. Çalışmamızın sonuçları erişkinlerin % 92.8’inin ağrısı olduğunu göstermiştir. Omuzun en yüksek ağrı prevalansı olmasına rağmen, ağrı şiddeti açısından değerlendirildiğinde en fazla ağrı yakınması bel bölgesindeydi. Diz bölgesindeki ağrı iş yapmaya en çok engel oluşturan ağrı idi. Ağrılı kişilerin önemli bir yüzdesi tedavisiz kalırken, ilk tedavi seçeneği ilaç idi. Çalışmamızdaki yüksek ağrı prevalansına rağmen, ağrı şiddetinin hafif olması ve tedaviye ihtiyaç duyulmaması, ağrının algılamasındaki kişisel farklılıklardan kaynaklanan bir sonuç olarak açıklanabilir.