ISSN : 1300-0012   E-ISSN 2458-9446 Home      |      Contact      |      TR
 
 
Volume: 31  Issue: 3  Year: 2019
  Ağrı: 12 (2)
Volume: 12  Issue: 2 - 2000
Hide Abstracts | << Back
YAYIN KURALLARI / GUIDELINES FOR PUBLICATION
1.Guidelines for Publication

Page 6
Abstract

YAYIN KURULU / EDITORIAL BOARD
2.Editorial Board

Page 7
Abstract

EDITÖRDEN / EDITORIAL
3.Editorial

Page 8
Abstract

4.Radiofrequency thermocoagulation in pain treatment
M. Mehta, R. J. Stolker
Pages 9 - 22
Geçtiğimiz son on yıl içinde ağrı kavramı ve tedavisinde hatırı sayılır gelişmeler olmuştur. Özellikle, kronik ağrı gelişimini önlemek için ağrının ciddi ve etkin bir biçimde tedavi edilmesi gerektiğinin farkına varılmıştır. Yaralanmanın veya hastalığın başlattığı fizyolojik mekanizmalar periferdeki olaydan bağımsız bir biçimde santral olarak ilerleme gösterir. Bu santral olaylar genellikle sinir bloklarıyla veya afferent sinir yollarının kesilmesiyle iyileştirilemez. Ağrı tedavisindeki son gelişmeler yeni ilaçları, elektrostimulasyonu, psikoterapi ve ağrı tedavi programlarını ortaya çıkarmıştır. Radyofrekans uygulamaları kontrollü ve kesin bir sinir bloğu metodu olarak giderek kabul görmektedir Bu yazıda radyofrekans termokoagülasyonun avantaj ve dezavantajları var olan diğer ağrı tedavi yöntemleri ile karşılaştırılarak tartışılmıştır. Ayrıca endikasyonlar ve bu yöntemle tedavi edilebilecek durumların kısa açıklamaları da bu yazıda yer almaktadır. Tekniğin zorlukları ilk başta göründüğü kadar büyük değildir ve rejyonel anestezi pratiğine sahip bir kişi gerekli deneyimi edinebilir. Tıbbın her dalında olduğu gibi başarı için sabır, gayret ve çalışma gereklidir. Son olarak, gelişmeler heyecan vericidir ve radyofrekans uygulamaları gelecekte şimdikinden daha fazla ağrı probleminde kullanılabilecektir.
During the last decade there have been considerable advances in the understanding and treatment of pain. In particular we have learnt that pain must be treated swiftly and effectively to prevent the development of chronic pain. The physiological mechanisms created by the original injury or disease progress centrally, irrespective of what happens at the periphery. This central state is often not ameliorated by nerve block or severance of the afferent nervous pathways. Recent developments in pain therapy have consisted of new drugs, electrostimulation, psychotherapy and Pain Management Programmes. Radiofrequency procedures are being increasingly recognized as an accurate and controlled form of nerve block. Its advantages and disadvantages, in comparison with other pain treatments available are discussed. Indications for use and brief descriptions of the conditions, which can be treated in this way, are also included in this treatise. The complexities of technique are not as great, as might appear on first acquaintance, and the expertise required can be acquired by anyone familiar with the practice of regional analgesia. Patience, diligence and study are necessary for success, just as in any other branch of medicine. Finally there are exciting prospects for future developments, which could make radiofrequency procedures available for a wider range of pain problems than that at present.

5.A comparison of analgesic effect of intraarticular ropivacaine with bupivacaine following knee arthroscopy
Z. Eti, C. Elmas, Y. Elmas
Pages 23 - 25
Bu çalışmanın amacı; diz artroskopisi sonrasında intraartiküler uygulanan ve bupivakaine oranla daha az toksik etkisi olduğu ileri sürülen ropivakainin analjezik etkinliğinin bupivakain ile karşılaştırılmasıdır. Elektif diz artroskopisi yapılacak, 20-60 yaş arasında ve ASA I-II grubunda 30 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm hastalara indüksiyonda 5 mg/kg tiyopental-sodyum ve 0.1 mg/kg veküronyum-bromid i.v. ve idamede 1 MAC sevofluran ve % 66 N2O - % 33 O2 olacak şekilde standart genel anestezi uygulanmıştır. Operasyon sonunda hastalar 2 gruba ayrılarak I. gruba 20 cc % 0.75 ropivakain ve II. gruba 20 cc % 0.5 bupivakain intraartiküler uygulanmıştır. Postoperatif 1., 2., 4., 6., 12., 24. saatlerde Vizüel Analog Skala ile ağrı skorları, ilk ek analjezik gereksinim zamanları ve yan etkiler kaydedilmiştir. Postoperatif ağrı skorları iki grup arasında farklılık göstermemiştir. İlk analjezik gereksinim zamanı I. Grupta 391.66 ± 81.7 ve II. grupta 444.16 ± 64.8 dakikadır (p>0.05). Grup I’de 10 hasta (% 66) ve grup II’de 5 hasta (% 33) 24 saat süresince ek analjezik kullanmamıştır (p>0.05). Hiçbir hastada yan etki gözlenmemiştir. Sonuç olarak; diz artroskopisi sonrasında intraartiküler 20 cc % 0.75 ropivakainin, 20 cc % 0.5 bupivakaine eşdeğer analjezi sağladığı sonucuna varılmıştır.
The aim of this study was to compare the analgesic effect of intraarticular ropivacaine with bupivacaine following knee arthroscopy. 30 patients, aged between 20-60 years and undergoing elective knee arthroscopy were enrolled into the study protocol. A standardized general anesthesia including 5 mg/kg thiopental-sodium, 0.1 mg/kg vecuronium-bromide i.v. and 1 MAC sevoflurane with 66 % N2O in oxygen was administered to all patients. At the end of surgery the patients were randomly assigned into two groups (n=15). Group I received 20 ml 0.75 % ropivacaine and group II received 20 ml 0.5 % bupivacaine intraarticularly. Pain scores with Visual Analogue Scale at 1., 2., 4., 6., 12., 24. hours postoperatively, time to the first analgesic requirement and side effects were recorded. There were no significant difference in the postoperative pain scores of the patients between groups. The first analgesic requirement times were not statistically different (391.66 ± 81.7 min in group I and 444.16 ± 64.8 min in group II). 10 patients in group I (66 %) and 5 patients in group II (33 %) needed no additional analgesic during 24 hours (p>0.05). No side effect was observed in any patient. We concluded that intraarticular 20 ml 0.75 % ropivacaine provides effective analgesia comparable to that provided by 20 ml 0.5 % bupivacaine.

6.Intradiscal radiofrequency thermocoagulation in discogenic pain
S. Erdine, G. K. Talu
Pages 26 - 29
Lomber vertebral diskler bel ağrılarının en önemli kaynaklarındandır. Disk kaynaklı ağrılarda medikal tedavi, disk içi enjeksiyonlar, cerrahi, radyofrekans termokoagulasyon uygulanabilmektedir. Çalışmamızda disk kaynaklı bel ağrılarında radyofrekans termokoagulasyon uygulanımının etkinliği ve yan etkileri değerlendirilmiştir. Bilim dalı polikliniğine başvuran; değerlendirmeler sonucu diskojenik bel ağrısı tanısı alan 25 hasta, ağrı uyarımı (provokatif test) ardından olumlu yanıt alındığı taktirde radyofrekans termokoagulasyon uygulanımı için hospitalize edilmişlerdir. Cerrahi koşullar altında ve skopi yardımı ile hastalara 2 ml (iohexol + % 1 aritmal) solüsyon ile provokatif diskografi uygulanmıştır. Olumlu yanıt alınan hastalarda 80 derecede 6 dakika lezyon oluşturulmuştur. Hastaların VAS değerleri girişimden önce (VAS0), girişimden 24 saat sonra (VAS1), ve 8 hafta sonra (VAS2) değerlendirilmiştir. Hastalarda değerlendirme dönemi sonunda % 52 iyilik saptanmıştır. Herhangi bir komplikasyona rastlanmamıştır. Diskojenik bel ağrılarında radyofrekans termokoagulasyon uygulanımının diğer tedavi yöntemlerinin yetersiz kaldığı durumlarda etkili ve güvenilir bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır.
The lumbar intervertebral discs are one of the major origins of low back pain. Medical therapy, intradiscal procedures and surgery are the treatment modalities in discogenic low back pain. Recently radiofrequency denervation therapy has been used in discogenic pain. We have evaluated the efficacy and complications of application of radiofrequency in discogenic pain. 25 patients who were admitted to the outpatient clinic of Algology Department, diagnosed as discogenic pain were hospitalized for provacative test and if responded positively application of radiofrequency. Under surgical conditions and fluoroscopic guidance provocative test was applied by injection of 2ml of (iohexol and 1 % lidocaine) solution into the related disc. When the response was positive, a 80 degrees 6 minutes lesion was made. The VAS values were recorded before the procedure (VAS0), 24 h after the procedure (VAS1), 8 weeks after the procedure (VAS2). At the end of the 2nd month the patients were found to be 52 % well. No complications were observed due to the technique. We have concluded that application of RFTC in discogenic pain is an effective and safe method when conservative treatment modalities fail.

7.The effects of capsaicin in phantom limb pain
A. S. Ateşalp, Y. Özkan, M. Kömürcü, K. Erler, A. Işımer, E. Gür
Pages 30 - 33
Fantom ekstremite ağrısı (FEA)'nın oluş mekanizması ve tedavi metodları üzerine pek çok araştırma yapılmıştır. Ancak bazı sorular henüz aydınlatılamamış, standart bir tedavi metodu ortaya konulamamıştır. Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA) Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda yeni travmatik amputasyonlu ve FEA'lı 24 hasta üzerinde yapılan çift kör çalışmamızda, vanilil alkaloidi kapsaisinin (CPS) etkileri incelenmiştir. Sonuçlar CPS'nin FEA'nın tedavisinde alternatif bir tedavi seçeneği olabileceğini gösterir niteliktedir
The mechanism of phantom limb pain and treatment modalities have been well-documented, but some problems have not been clarified yet. No single modality has had universal success. 24 patients who have recent traumatic amputation were treated at Department of Orthopaedics and Traumatology of Gülhane Military Medical Academy. The study was done in a double-blind fashion. In this study the effect of capsaicin, a topically applied vanillyl alkaloid, was investigated. According to the statistical results, capsaicin may be used as an alternative treatment for the phantom limb pain.

8.Prevention of propofol injection pain: the effectiveness of tramadol pretreatment
H. Kürşad
Pages 43 - 47
Propofol popüler bir intravenöz indüksiyon ajanıdır ve propofol enjeksiyon ağrısı yaygın bir problemdir. Bu çalışmanın amacı propofolün i.v. injeksiyonu ile maydana gelen ağrının insidansı ve şiddeti üzerine iki farklı doz tramadol ön uygulamasının, propofole lidokain ilave edilmesi ile karşılaştırmaktır. Biz elektif cerrahi geçiren 80 olguda plasebo kontrollü, prospektif, randomize, çift kör bir çalışma planladık. Grup L’de 180 mg propofol’e 20 mg lidokain ilave edildi. Propofol enjeksiyonundan 10 dk. önce Grup T50’ye 50 mg, Grup T100’e 100 mg Tramadol i.v. yapıldı; Grup P ise plasebo grubu idi (normal salin). Grup P’deki ağrı insidansı % 75 idi. Grup T100 ve Grup L’deki ağrı insidansı anlamlı olarak Grup P’dekinden daha düşüktü (p<0.05). Grup P ve Grup T50 arasında ağrı insidansı yönünden anlamlı bir farklılık yoktu (sırasıyla % 75, % 50). İndüksiyon esnasında ağrı hisseden olguların % 49’u (18/37) uyanma odasında da ağrıyı hatırladılar (Grup P’de 10 olgu, Grup T50’de 5 olgu ve Grup T100’de 3 olgu). Grup L’deki olguların hiçbiri uyanma odasında ağrıyı hatırlamadı. Uyanma odasında ağrıyı hatırlamada Grup P ile diğer gruplar arasında anlamlı bir farklılık vardı (p<0.0001). Sonuç olarak, propofol enjeksiyon ağrısının insidansını ve şiddetini azaltmada 100 mg tramadol ön uygulamasının, propofole lidokain ilavesi kadar etkili olduğu, fakat 50 mg tramadol ön uygulamasının ise diğer tedavi metodlarından daha az etkili olduğu kanaatine varıldı.
Propofol is a popular intravenous anesthetic induction agent, and pain on injection of propofol is a common problem. The purpose of this study was to compare the effects of pretreatment with two different dozes of tramadol and lidocaine mixed with propofol on incidence and severity of the pain produced by intravenous injection of propofol. We conducted a prospective, randomized, double-blind trial on eighty patients undergoing elective surgery. Group L, lidocaine 20 mg added to 180 mg propofol; Group T50, tramadol 50 mg 10 minutes prior to propofol; Group T100, tramadol 100 mg 10 minutes prior to propofol; Group P, plecebo (normal saline). The indicence of pain in Group P was 75 %. Group T100 and Group L had a significantly lower incidence of pain than Group P (p<0.05). There was no significant difference in the incidence of pain between the Group P and T50 (75 % and 50 %, respectively). Fourty-nine percent of the patients (18/37) who experienced pain at induction had recall of that pain in the recovery room (10 patients in Group P, 5 patients in Group T50 and 3 patients in Group T100). In Group L, none of the patients had recall of that pain in the recovery room. There was significant difference in the recall of that pain in the recovery room among Group P and other groups (p<0.0001). In conclusion, we have shown that pretreatment with tramadol 100 mg is as effective as lidocaine mixed with propofol in reducing the incidence and severity of pain during injection of propofol. But pretreatment with tramadol 50 mg is less effective than other treatments methods.

9.Cholecystectomy under local anesthesia in severe rheumatoid arthritis
O. N. Aydın, H. Erpek, M. Polatlı, F. Ünal, Ş. Boylu, O. Çıldağ
Pages 48 - 49
Abstract

ABSTRACTS
10.Abstracts

Pages 50 - 52
Abstract

KITAP TANITIMI
11.
Kitap tanıtımı

Page 53
Abstract

EDITÖRE MEKTUP
12.
Editöre mektup

Page 54
Abstract

ULUSLARARASI TOPLANTI TAKVIMI
13.
Uluslararası toplantı takvimi

Page 55
Abstract



 
Search


















 
Copyright © 2019 The Journal of The Turkish Society of Algology, All Rights Reserved.